• DOLAR
    $1.060,75
  • EURO
    $0,3128
  • ALTIN
    $19.240,94
  • BIST
    1,0428
Fikirci Bey yazdı: İSTEK Mİ BIRAKTINIZ?

Fikirci Bey yazdı: İSTEK Mİ BIRAKTINIZ?



Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkileri mercek altına alan Fikirci Bey, Türkiye’nin ulusal çıkarlarını savunmaya başladıktan sonrasında AB’den uzaklaştırıldığını yazdı.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Türkiye, çeyrek yüzyıl öncesine kıyasla şimdi AB’den daha uzakta.” demiş.

AB mevzusunda zamanında oldukça yazdım. Artık ne yazacak “isteğim/motivasyonum” var ne de AB’den bir beklentim.

Çeyrek yüzyıl ilkin ne işe yaradığını biliyoruz; AK Parti iktidara geldi. Leyen demek istiyor ki; AK Parti iktidara geldiğinden beri Türkiye, AB’den uzaklaştı.

Süreçleri oldukça iyi takip eden biri olarak {hiç de} öyleki olmadığını biliyorum.

Malum, AK Parti’yi önceki Ulusal Görüş hareketinden ayıran çizgilerden birisi AB’ye girmeyi bir hedef olarak görmesi ve bu mevzuda oldukça ciddi adımlar atmasıydı. Ulusal Görüş gömleği çoktan çıkarılmıştı..

Türkiye, AK Parti döneminde tarihinde asla olmadığı kadar AB’ye yakındı, bu konudaki tüm şartları yerine getirdi. Bir noktada Türkiye, AB’nin kendisi haricinde tüm kurumlarına üyeydi. Parlamentodan gümrük birliğine kadar her yerde vardı, bir tek AB’nin kendisinde yoktu. 30 Haziran 2016 zamanı itibarıyla 33 fasıl başlığından 16’sı açıldı, 1 fasıl kapatıldı. 15 başlıkta ise müzakereler devam ediyor. 14 fasıl AB Konseyi ve Cenup Kıbrıs Rum Yönetimi’nin siyasal nitelikli engellemeleri sebebiyle bloke edilmiş durumda.

Şimdi tekrardan saydırmasınlar bana, her insana 33 olan fasıllar bizlere erişince 35’e çıktı. Ne yapsak yaranamadık. Demokrasiyi şurada sadece soğuk savaştan sonrasında görmüş, geliri bizim kadar olmayan ülkeleri aldılar, bizi almadılar.

AK Parti çağdaş demokratik bir cemiyet için lüzumlu tüm reformları yapmış oldu.

Şimdi suçmuş benzer biçimde aleyhinde propaganda aracı olarak kullanılan çözüm sürecini başlattı.

Fakat tüm bunlar maalesef Türkiye’yi AB’ye yaklaştırmadı, uzaklaştırdı.

Şu sebeple AB hiçbir vakit Türkiye’nin demokratikleşmesi mevzusunda samimi olmadı.

Ve hiçbir vakit da güneyimize bir Kürt devleti kurmaktan vazgeçmedi.

Ikimiz de uzattığımız sulh eli ısırılınca anladık neyle harara* girdiğimizi.

AB, tıpkı HDP ve PKK benzer biçimde Kürt problemininin çözülmesini hiçbir vakit istemedi. Şu sebeple bunlar haklarını almış Kürtler değil savaşan Kürtler istediler.

Biz Kürt insanlarımızın yaşamlarını kolaylaştırdıkça AB’den uzaklaştık.

Terörle savaşım ettikçe AB’den uzaklaştık

Kendi İHA’larımızı SİHA’larımızı yaptıkça AB’den uzaklaştık

Akdeniz’de Mavi Vatan dedikçe AB’den uzaklaştık

Özetlemek gerekirse ulusal çıkarlarımızı savundukça AB’den uzaklaştık

Leyen, ek olarak Moskova yönetimine uygulanan Avrupa yaptırımlarına katılamamamızı de eleştirip üyelik sürecinde “uyumun” mühim bulunduğunu, Türkiye’nin ‘isteksiz’ bulunduğunu iddia etmiş.

Neye uyumlu olacaktık? PKK’nın Avrupa’da şube açıp para ve eleman toplamasına mı?

Ukrayna ile Rusya’yı birbirine yerleştirip, Ukrayana’ya tabanca yığmanıza fakat bizlere tabanca ambargosu uygulamanızı mı?

İsteksiz miyiz?

Evet isteksiziz.

İstekli iktidar mı aramıştınız?

O vakit siz;

Sezgin Tanrıkulu, Aytun Çıray ve Ünal Çeviköz’ün bakanlık yapacağı iktidarları bekleyiniz, İHA-SİHA yapanları yargılamaya ve ambargolarınızı alkışlamaya pek hevesliler de…

*Harar: Yün örgü çuval

@kalemciler




Kaynak: webhane.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?